Semra Teke O müdür bir infiali önledi!..
Yazı Detayı
19 Ekim 2020 - Pazartesi 16:59
 
O müdür bir infiali önledi!..
Semra Teke
 
 

Son günlerde “liyakat” kelimesi pek çok kişinin ağzına pelesenk olmuş durumda… Özellikle Denizli Valisi'nin nahoş üslubu ve bulunduğu makamı pek hazmedemediğinden kaynaklı tavrı ile dönerci ustasına kızıp dükkânı kapatmaya yeltenmesi sonucu yine geldi gündeme bu kelime…

Hiç kimsenin devletin siyasilerinin veya bürokratlarının donanımlı – yeterlilikleri yüksek olması gerektiğine karşı çıkacağını sanmıyorum. Öte yandan ülkenin insan kaynağı kalitesinin günbegün artığını da görmezden gelemeyiz. Bir çuval pirincin içindeki birkaç taş için pirincin tümünü çöpe atmak da abesle iştigal… Ama işte o taş bir dişi kırınca kızılca kıyamet kopuyor. Muhalefet bu konuları cılkı çıkana kadar kullanıyor. Vali beyin özür dilemesi de kimsenin umurunda olmuyor nitekim…

Bir değerlendirme yaparken, birini linç ederken, birine yafta yapıştırırken özellikle şu dönemde bu covid – 19 virüsünün hepimizin üzerinde oluşturduğu psikolojik etkiyi de hesaba katmak gerektiğine inanıyorum. Keza, mücadelede en yoğun iş yükü ve sorumluluk Valiliklere ve Kaymakamlıklara verildi. Bu tehdide karşı halkın içine giren, bizzat denetim yapan valilerin olması da benim için sevindirici… Ne kaymakamlar - valiler var, evden kapı dışarı çıkmıyor.

Tüm bunlar o nezaketsiz üsluba gerekçe olamaz ama ardından özür de gelince, vali beyin de bir insan olduğunu unutmadan yaklaşım sergilemek gerekmez mi?

Evet ne demiştik, LİYAKAT…

Size Bursa’da yüksek liyakate sahip bulduğum bir bürokrattan bahsetmek istiyorum.

15 Temmuz Çarşamba günü Gürsu’da kurulan gıda pazarında tatsız bir olay meydana geliyor ve 7 yıldır ailesiyle Bursa’da yaşayan 17 yaşındaki Suriyeli Hamza Acan yaşamını yitiriyor.

Bu konu basın mecralarında ırkçılık temelli bir yaklaşımdan kaynaklı olarak lanse edildi ki olayın aslı hiç de öyle değildi.

Ailenin aktarımına göre; olayın pazar yerinde gerçekleşiyor. Suriyeli bir kadın bir tezgahtan pazarlık yaparak fazla miktarda domates ayırtıyor, akşam saatlerinde hazırlanmış domatesleri almak için geldiğinde almaktan vazgeçtiğini belirtiyor. Bunun üzerine ilgili esnaf sinirleniyor ve tercüme konusunda yardımcı olması için çevredeki tezgâhlardan birinde çalışan Hamza çağırılıyor. Kadınla domates satan tezgâhta çalışan esnaf arasındaki sözlü tartışmada Hamza’nın söylenen sözlerle ilgili esnafa uyarıda bulunmasıyla tartışmanın alevleniyor ve Hamza aldığı darbe ile olay yerinde fenalaşarak dilini yutuyor. Ne yazık ki Hamza hemen akabinde yapılan acil müdahalenin ardından kaldırıldığı hastanede gece yarısı yaşamını yitiriyor.

Olayda bahsi geçen domates tezgahında çalışan M.S. (15) adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ayrıca olayda faile yardım ettiği tespit edilen akrabası olan üç şüpheli de yapılan takip ve çalışma neticesi adli mercilere sevk edildi.

Görüldüğü gibi basında çıkan ve sosyal medyada yayılan çıkan bazı haberlerde belirtilenin aksine, salt ırkçılık temelli ya da taciz içerikli bir durumun bahsi hiçbir mecrada ifade edilmeyip, bu iddiaların asılsız olduğu anlıyoruz.

Göç İdaresi Kurum İl Müdürü Fatih Tüzen ve diğer yetkililerin aileye gerçekleştirdiği ziyaretlerde ve görüşmelerde, aile, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu, adalete güvendiklerini ve konunun ilgili kurumlarca titizlikle inceleneceğinden ve adaletli bir şekilde sonuçlandırılacağından şüphelerinin olmadığını belirtilmişler.

Konuya ilişkin yaklaşımlarından duyduğu memnuniyet sebebiyle Hamza’nın ailesi geçen iki hafta önce İl Göç İdaresi Müdürlüğüne ziyaret gerçekleştirmiş, babası Mustafa ACAN ve abisi Muhammed ACAN devletin her kademesine ve kendilerini anlayışıyla kucaklayan Türk milletine müteşekkir olduklarını belirtmişler.

İl Göç İdaresi Müdürü İsmail Fatih TÜZEN de aileye, Hamza’nın ölümü ardından yaşadıkları acıyı derinden hissedebildiğini, bundan sonraki süreçte adli işlemlerin metanetle takip edilmesi gerektiğini ve her hususta kapılarının daima kendilerine açık olduğunu ifade etmiş.

Şimdi bu olayda canları isteyince Suriyeliler ülkelerine dönsün, canları isteyince Suriyeli ırkçılık sebebiyle öldürüldü diyen basın organlarına mı kızalım, ırkçılığın bu denli körüklenmesine mi? Oysa ki olay tamamen adli vaka…

Neyse ki konuyu İçişleri Bakanı Süleyman SOYLU, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Bursa Valisi ve Vali Yardımcısı, Yıldırım Kaymakamı, İl Göç İdaresi Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü yakinen takip edip büyümesini ve saptırılmasını engellemiş.

Burada en büyük görev İl Göç İdaresi Müdürü Fatih Tüzen’e düştü doğal olarak… O basın mecralarının körüklediği son derece hassas ırkçılık konusunu infiale dönüşmeden engellemeyi başardı.

Liyakat, liyakat deyip hata yapanı hırpalamak en kolayı, zor olan ve bu ülke insanın en sevmediği şey takdir etmek…

Ben Fatih Müdürü yürekten takdir ve Bursa’mızda bir infiali engellediği için teşekkür ediyorum…

Deneyin, siz de takdir edebilirsiniz…

 
Etiketler: O, müdür, bir, infiali, önledi!..,
Haber Yazılımı