Yazı Detayı
04 Haziran 2019 - Salı 12:34
 
'Seyahatname'de adı geçen cami ve türbe...
Hüseyin Eser
huseyin.eser@bursadabirgun.com
 
 

Tarihte bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış, Osmanlı'nın ilk başkenti Bursa'nın tarihi camilerini tanımaya var mısınız?

Bursa Demirtaş Endüstri Meslek Lisesi ile Cumhuriyet Caddesi'nden aşağıya inen Abdal Caddesi ve Gül Sokağı'nın kesiştikleri köşedeki cami, Abdal Mehmed Camii'dir. Ya da Haşim İşcan Caddesi üzerindeki Ördekli Kültür Merkezi'nin karşısındaki tarihi Abdal Simit Fırını'nın yanındaki Camii...

Abdal Mehmed Camii kitabetsizdir. Bazı kaynaklarda Fatih döneminde yapıldığı, bazı kaynaklarda ise Hicri 854 / Miladi 1438 yılında Abdal Mehmed Türbesi ile beraber II. Murad zamanında yaptığı ve bu dönemin eseri olduğundan bahsedilir. Konuyla ilgili kaynakların verdiği bilgilere göre Bursalı esnaflardan ve Abdal Mehmed'i çok seven bir müridi olan Başçı Hacı İbrahim tarafından yaptırılmıştır. 



Bursa'daki erken devir osmanlı Mimarisi'nin tipik bir örneğidir. Doğu-batı yönünde inşa edilmiş caminin enine dikdörtgen planlı asıl ibadet mekanı yan yana iki kubbe ile örtülüdür. Caminin etrafı taş duvarlarla çevrilidir. Caminin giriş kapısının da buunduğu son cemaat yeri üç kubbelidir. 

5,56 metre derinlik, 15,47 metre genişlikteki son cemaat yeri yanlarına duvar mrülmüş ve her iki yanındaki duvarda birer pencere vardır. Üzeri kurşun kaplı üç kubbe ile örtülüdür. 

Caminin iç mekanı 8,19 metre x 15,34 metre ölçülerinde dikdörtgen planlıdır. Bu ana mekan ortada sivri kemerle birbirinden farklı iki bölüme ayrılır. 

Yan yana köşelerde kürevi ( yuvarlak, küre şeklinde) üçgenlere oturan sekizgen sağır kasnaklı kurşun kaplı iki oval kubbe ile örtülüdür. 

Caminin mihrabı kubbelerin oturdupu kemer ayağına yapıldığından oldukça dardır. Etrafındaki ince çerçevede geometrik motifli kalem işleri ve Ayet-el Kürsi yazılıdır. Mihrabın üst kısmında beş dilimli bir tepeliği vardır. Ufak ve basit olan minber ise yanlarda büyük geçmelerle süslenmiştir. 

Camii üç sıra pencere ile aydınlatılmaktadır. Duvarlar alttan üç metreye kadar moloz taş, üst kısımlar, kubbe, kasnaklar, ayaklar iki sıra tuğla, bir sıra kesme taş, aralarıda dikey tek tuğla örgülüdür. Batı yönünde bitişik olan minareye ise son cemaat yerindeki kapıdan çıkılmaktadır. 

Abdal Mehmed Camii 1954 yılında Bursa Eski Eserleri Sevenler Derneği tarafından onarılmıştır. 

Abdal Mehmed'in türbeside Camii'nin bahçesinde yer almaktadır. Türbenin giriş kapısı üzerinde süslü yazı ile Arapça yazılmış 80cm x 50cm ölçüsünde tek satırlık bir kitabe vardır. Bu kitabeden anlaşıldığına göre türbe II. Murad tarafından 1450 yılında yaptırılmıştır.

 

Türbe 6,20 x 5,85 metre ölçülerindedir. Üzeri sekiz köşeli bir kasnağın taşıdığı kubbe ile örtülmüştür. Duvarlar üç sıra tuğla, bir sıra kesme taş ve aralarıda dikey tek tuğla ile işlenmiştir. Türbe altta beş, üstte üç olmak üzere iki sıra pencere ile aydınlatılmaktadır. İçinde Abdal Mehmed'in sandukası yer almaktadır.

Türbenin arka bahçesinde ufak bir mezarlık bulunmaktadır. Ayrıca türbenin kuzeyinde Hasırpuş Dede isminde birinin kabri olduğu söylenir. Yapı 1953 yılında onarım görmüştür. 

Kaynaklarda Abdal Mehmed'in kimliği hakkında farklı bilgiler yer almaktadır. Bazı kaynaklar Abdal Medmed'in II. Murad devri mutasavvuflarından (tasavvufu yayan), bazı kaynaklar ise Emir Sultan'ın sohbetleriyle ahlakını güzelleştirmiş, Molla Fenari ile dostluk kurmuş, Eşrefoğlu Rumi'ye gönül yolculuğunda rehberlik yapmıştır.

Abdal oradan oraya dolaşarak tarikatını yaymaya çalışan dervişlere verilen isimdir. 

Hayatı hakkında farklı rivayetler olsa da, bizim anladığımız Allah Dostu, keramet ehli muhterem bir zattır Abdal Mehmed. 

Caminin ve türbenin hemen yakınlarında (12. fırın sokak) Abdal Camii'nin ilk imamı Mustafa Oğlu Pir Ahmed Dede'nin kabri yer almaktadır. 



Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde Abdal Mehmed için; "Ana cadde üzerinde güzel bir türbe vardır. Gelip geçenin dinlendiği ve ibadet ettiği safalı bir yerdir" şeklinde bahseder. 

Bir hayli menkıbesi ile anlatılır. 

Bir Ramazan günü, oruçlu ağızla sohbet ederken Abdal Mehmed'in canı köfteli çorba ister. Müridi olan Eşref Zade Abdullah'a "Molla, canım iftar için köfteli çorba istedi, bak bakalım aşçılarda bulabilecek misin?" der. Genç mürid eline bir tas alır, bütün aşçıları dolaşır.  Fakat günümüzdeki gibi Ramazan ayında bütün aşçı dükkanları açık değil, hepsi kapalıdır. Eşref Zade Abdullah eli boş olarak tekkeye dönmek zorunda kalır. Bundan sonra Abdal Mehmed, içi çamur dolu bir leğeinin önüne oturur ve çamurları köfte şeklinde yuvarlayıp ocak üzerinde kaynayan suya atar. 

Aradan biraz zaman geçer, "Gel bakalım Mollam! demekki köfteli çorba bulamadın ha! Bakalım benim köftelerimi beğenecek misin? Haydi gel de iftar edelim" der. 

Bundan sonra ne zaman köfteli çorbadan bahsedilse, Molla Eşref-zade Abdullah gayrii ihtiyari olarak; "Ah o cennet taamı, ah o cennet taamı" der dururmuş. (Cennet taamı : Cennet aşı)

Abdal Mehmed'in tekkesine bir gün Anadolu'dan kalabalık bir misafir grubu gelir.

Abdal Mehmed hiç beklenmedik misafirler karşısında kusur edeceğim diye kara kara düşünürken bir anda kapı açılır. Gelen başçı Hacı İbrahim'in çıarığıdır. Çırak haşlanmış kelle dolu büyükçe bir tepsiyi Abdal Mehmed' e verir. Bundan ziyadesiyle memnun olan Abdal Mehmed o gece dua eder ve Başçı Hacı İbrahim'in kazanı ve kepçesi altınla dolar. Sabah yatağından kalkan Başçı Hacı İbrahim, kazanının ve kepçesinin altınla dolu olduğunu görünce "pirimiz, mürşidimiz Abdal'ın duası bereketiyledir." diye düşünür.

Bundan sonra zengin olan Başçı Hacı ibrahim, rivayete gre Abdal Mehmed Camii'ni yaptırır. Eşref Oğlu Rumi ile olan gönül bağının bir hatırası olarak ikinci günü çatal fırınında bulunan Nümaniye Dergahı'nın şeyhi dostlarıyla birlikte önce abdal Mehmed'i ziyaret ederler, zikir ve tesbihten sonra iİncirli caddesindeki dergaha gidilir. Oradan da son durak Emirsultan Türbesi'ne varılırmış. 

Emirsultan Hazretlerinin haftada bir gün Yeni Kaplıca yakınlarındaki Akça Hamam'a gitme adetleri varmış. Akça Hamam'a gitmeden önce Abdal Mehmed' e bir adam gönderir ve eğer Abdal Mehmed müsait ise mutlaka uğrarmış. 

Kısa bir not ; Eğer Abdal Mehmed Camii'ni ziyaret ettiyseniz tarihi Abdal Taş Fırının'da simit ya da tahinli pide yemenizi tavsiye ederim. 
 

 
Etiketler: 'Seyahatname'de, adı, geçen, cami, ve, türbe...,
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı